DinDünyaTarih

Magna Carta Libertatum

Magna Carta Nedir?

Magna Carta Libertatum, İngiltere Krallığı ve Lordlar arasında 1215 yılında yapılmış vergi ve yargılama kurallarının belirlendiği anlaşmadır. Birçok yerde tarihte yazılmış ilk anayasa olarak geçse de Magna Carta bir anayasa değildir. Dünya da yazılmış ilk anayasa metni ABD’nin kuruluş anayasasıdır. Hatta bugün ki İngiltere Anayasası ya da “Constitution” isimli oluşturulmuş tek bir belge yoktur. Bugün ki anayasa olarak kabul edilen metin İngiltere’de birçok belgenin birleşiminden oluşur.

Magna Carta Neden Anlaşması Neden Yapılmıştır

Arslan Yürekli Richard Dönemi

İngiltere 1154- 1485 yılları arasında Fransız asıllı Plantagenet Hanedanı tarafından yönetilmiştir. Yine bu hanedanlığa mensup olan Arslan Yürekli Richard 3. Haçlı Seferi’ni yapmak için halktan yüksek vergiler toplanmıştır. Bu yüksek vergiler İngiltere’nin yerel derebeyleri olan lordları ve halkı rahatsız etmiş olsa da kilisenin kurumsal yapısına ve 1. Richard gibi güçlü bir krala karşı kimse isyana cesaret edemez. Uzun süren 3.haçlı seferinde Kralın kardeşi John abisinin tahtını baronların destekleri ile geçirse de 1. Richard’ın İngiltere’ye dönmesi ile abisinden özür dileyerek tahtı devreder. Kısa süre sonra 1.Richard’ın ölümü üzerine John Kral olur.

Kral John Dönemi

John ya da diğer adıyla Yurtsuz John kral olur fakat 3. Haçlı seferinin mali yükü krallık bütçesini ciddi bir şekilde sarsmıştır. Bu açığı kapatmak için John’da yeni vergiler çıkarır bazı lordlardan zorla borç para alır. Bu olay İngiltere’nin kaderini değiştirecek sürecinde başlangıcı olacaktır.

Vergiler, bitmeyen savaşlar ve üstüne üstlük yabancı bir kral tarafından yönetilmek İngiliz derebeylerini bıktırmıştır. Lord adını verdiğimiz bu derebeyleri krala karşı isyan ederler ve çaresiz kalan John derebeylerin taleplerini kabul ederek Magna Carta Libertatum adı verilen anlaşmayı imzalamak zorunda kalır.

Magna Carta’nın Önemi ve Sonuçları

Bu anlaşma İngiltere’de parlamentonun kurulmasına ve kralın yetkilerinin kısıtlanmasına yol açıyordu. Burada kurduğumuz “kralın yetkilerinin kısıtlanması” cümlesi bugün pek bir şey ifade etmese de Ortaçağ Avrupası’nda çok önemliydi. O tarihlerde kral, yetkisini doğrudan tanrıdan alır düşüncesi hakimdi ve bu durum bu inancı da yıkmaktaydı. Bu açıdan bakılırsa Magna Carta kilisenin de gücünü azaltan bir sürecinden başlangıcıdır. Bu anlaşmaya Papa 3. Innocentius tepki göstererek Kral John’a destek birliklerini gönderir. Bir yıl süren iç savaş sonunda Kral John hastalanarak ölür ve yerine geçen oğlu tahta geçebilmek için bu anlaşmayı imzalamak zorunda kalır. Bu anlaşma o günden beri yürürlüktedir.

Magna Carta, çok önemli değişiklikler getirmiş olsa da demokratik bir anlaşma değildir. O tarihlerde iki muktedir gücün kendi aralarında gücü nasıl paylaşacakları konusunda yapılmıştır. Fakat bu anlaşma tek mutlak güç anlayışının yerine gücün paylaşılabileceğini göstermesi açısından çok önemlidir.

Magna Carta’nın önemli Maddeleri

Madde 1: İlk olarak Tanrı’ya adadık ve şimdi bu fermanla bizim ve bütün haleflerimizin adına teyit ettik ki İngiltere kilisesi hür olacak, haklarında kısıntı yapılmayacak, hürriyetlerinin bütünlüğüne dokunulmayacaktır.

Madde 7: Bir dul kadın, kocası ölür ölmez mirasını hemen ve hiçbir engelle karşılaşmadan alabilecektir. Kocasının ölü­münden sonra, kocasının evinde kırk gün kalabilecek ve bu süre içinde çeyizi kendisine tahsis edilecektir.

Madde 8: Kocasız kalmak istediği sürece, hiçbir dul kadın evlenmeye zorlanmayacaktır.

Madde 9: Ne biz ne de memurlarımız, borçlunun taşınabilir malları borcunu ödemeye yeterli olduğu sürece topraklarına veya rantına el koymayacağız. 

Madde 12: Kendimiz için kurtuluş akçesi, büyük oğlumuzun şövalye olması ve -yalnızca bir kere- büyük kızımızın evlenmesi sebepleriyle toplananlar dışında krallığımızda genel onaylama olmadan hiçbir vergi veya yardım toplanamayacaktır. 

Madde 20: Hür bir insan küçük bir suç için ancak bu suça uygun bir para cezasına çarptırılabilecektir. Ağır bir suçun cezası da suça uygun olacak, kişinin yaşamasını engelleyecek kadar büyük olmayacaktır.

Madde 28: Satıcı kendi isteğiyle geri bırakmadıkça, hiçbir bölge amiri ve krallık memuru; bir kimseden peşin ödemede bulunmadan buğday veya diğer taşınabilir mallardan almayacaktır.

Madde 30: Hiçbir şerif, krallık memuru veya diğer bir kimse, bir hür kişiden rızası olmadan at veya araba alamayacaktır.

Madde 38: Gelecekte hiçbir memur, inanılır şahitler göstermeden yalnız kendi açıklamalarına dayanarak bir kimseyi mahkeme huzuruna çıkaramayacaktır.

Madde 39: Hiçbir hür kişi, ülke kanunlarına göre yasal bir şekilde muhakeme edilip hüküm giymeden hapis edilemeyecek, haklarından ve mallarından mahrum bırakılamayacak, sürülemeyecek, herhangi başka bir şekilde kötü muameleye maruz bırakılamayacaktır. Hiçbir hür kişiye zor kullanmayacağız ve başkalarının zor kullanmasını istemeyeceğiz.

Madde 40: Hak ve adaleti kimseye satmayacağız, reddetmeyeceğiz ve geciktirmeyeceğiz.

Madde 41: Tüccarlar serbestçe İngiltere’ye girip çıkabilecekler, kalabileceklerdir. Hukuki geleneğe uygun olarak kanunsuz bir vergi vermeden, ticaret yapmak amacıyla karada ve denizde yolculuk yapabileceklerdir. Bizimle savaşan bir ülkenin tüccarları bizim topraklarımızda bulunursa, düşmanımızın ülkesinde bizim tüccarlarımıza nasıl muamele edildiği öğrenilecek. Eğer bizim tüccarlarımıza iyi muamele edilmişse onlara da iyi muamele edilecektir.

Madde 45: Yargıç, bölge âmiri, şerif ve diğer memurları memleketin kanunlarını bilen ve bunları iyi koruyabilecek kimseler arasından tayin edeceğiz.

Madde 52: Kanunî bir hüküm olmadan topraklarını, şatolarını, hürriyetlerini veya haklarını ellerinden aldığımız kimselere bunları derhal geri vereceğiz.

Madde 55: Haksız ve memleket kanunlarına aykırı olarak bize verilmiş olan veya haksız olarak toplamış bulunduğumuz bütün para cezalarını tamamen geri vereceğiz.

Madde 60: Bağışlamış olduğumuz bu gelenek ve hürriyetlere krallı­ğımız topraklarında tarafımızdan uyulacaktır. Kiliseye mensup olsun olmasın, bütün tebaamızın da kendi adamlarıyla olan ilişkilerinde bunlara uymalarını istiyoruz.

Madde 61: Eğer biz herhangi bir kimseye karşı suç işlersek veya bu teminatın herhangi bir maddesine aykırı hareket edersek ve bu hareket sözü edilen yirmi beş barondan dördüne bildirilirse, bunlar bize gelerek derhal düzeltilmesini isteyeceklerdir. Eğer bize durumun bildirildiği günden başlayarak kırk gün içinde durumu düzeltmezsek, dört baron durumu yirmi beş baronun geri kalanlarına bildirecekler. Onlar da bütün ülke halkının yardımıyla mümkün olan bütün yollardan bizim mallarımıza ve bize saldırarak; bizim, kraliçenin ve çocuklarımızın şahsı dışındaki şatolarımıza, topraklarımıza ve mallarımıza el koyacaklardır.

Madde 63: Biz ve baronlar bütün bunlara iyi niyetle ve ihanet edilmeden uyulacağına yemin etmiş bulunuyoruz. Yukarıda adı geçen kimseler ve birçok başkaları şahittir. Saltanatımızın on yedinci yılının Haziran ayının on beşinci günü, Windsor ile Staines arasında Runnymede adı verilen bir çayırda bizim elimizle verilmiştir.

Magna Carta Tam Türkçe Metin için https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/96147

İlgili Makaleler

2 Yorum

  1. Geri bildirim: Demokrasi - AZO Medya

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı